Corona Günlerinde Çocuklar – Uzm.Psikolog Eren Ekrem Aydın

Ne zaman eve kapanmalıyım? Neye dikkat etmeliyim?
Mart 22, 2020
Şimdi yeni şeyler söylemek lazım – Kerim Balcı
Mart 22, 2020
Paylaş

Bebekler altı aylık oldukları zaman, etraflarındaki olayları anlayabiliyor; bulundukları ortamın güvenli veya güvensiz olduğuna karar verebiliyorlar. 

“Ben güvenli bir dünyaya geldim” diye düşünüyorsa ne güzel… Bu durumda güvenli bağlanma gerçekleşmiş oluyor. Bundan sonra da hayata pozitif bakıyor ve dışa dönük bir insan oluyor. İnsanlarla barışık ve diyalog içerisinde oluyor; onlardan korkmuyor ve ürkmüyor. Bunun sonucunda duygusal zekâsı çok yüksek oluyor. 

“Ben güvensiz bir dünyaya geldim, her yer, her şey tehlikeli” diye düşünüyorsa sorunlar başlıyor demektir. Böyle bir durumda, ömür boyu içedönük, karamsar, özgüveni az bir çocuk oluyor. Sosyal fobi, ardından agorafobi başlayabiliyor ve sonunda da korkulu ve kaygılı bir çocuk oluyor. 

İki yaşından sonra çevresindeki bütün duyguları, konuşmaları, konuşmaların özetini, konuşmaların konusunu algılayabiliyor çocuk. Hiçbir şey ondan gizli kalmıyor. Hatta gizli, şifreli, imalı konuşmalardaki kelimelerin toplamını araştırıp ve bunların güven veren mi yoksa kaygı içeren mi olduğuna karar verebiliyor. Bunun bir yansıması olarak kaygılı anne ve babanın çocukları da kaygılı oluyor.

Corona virüsünün tüm dünyada etkili olmasıyla insanlardaki kaygı seviyesi arttı. Bütün dünyada yetişkinlerin neredeyse yarısı kaygılı durumdayken çocukların sağlıklı olması düşünülemez. Televizyon programlarındaki yaş sınırlaması uyarıları gibi bir imkân olsa, çocukları kaygılı olmaktan korumak mümkün olabilir ama ne yazık ki böyle bir imkâna insanlık henüz sahip değil. 

Farkında olmadan çocuklarımızı korkulu ve kaygılı yetiştiriyoruz. Onları kendi elimizle bodurlaştırıyor, güdükleştiriyor ve geleceklerini karartıyoruz. Dünya üzerinde çocuklarımızı bekleyen birçok tehlike ve düşman var ama bunların hiçbiri onların yetişme döneminde bizim kadar etkili olamaz ve zarar veremez.

Korku ve kaygının 200’den fazla çeşidi var. Çocukta bir kaygı veya korku başlarsa kısa sürede bu sayı 5-6’ya çıkar. Anne veya baba da bulunan kaygı veya korkunun çocuğa direk etkisi söz konusudur. Bu durum çocukların başarısını, hayata tutunmasını ve çevresi ile iletişimini olumsuz etkiler.

Bu yüzden anne-babalar dikkatli olmalı ve öncelikle kendisini tanımalı… Kendisinin cesur mu yoksa korkak mı olduğunu; kaygılı mı yoksa güven dolu mu olduğunu tespit etmeli. Kirli aynada görüntünün kötü olması gibi problemli ebeveynin çocukları da problemli olur. O yüzden iyi çocuk yetiştirmek isteyen anne-babalar önce kendilerine çeki düzen vermelidir.

Son yıllarda yapılan araştırmalara göre bir insanın konuşurken anlam itibariyle kullandığı kelimelerle doğru orantılı olarak muhatapları da etkileniyor. İçinde endişe, korku, tedirginlik gibi olumsuz ifadelerin sık geçtiği bir konuşmaya muhatap olanlar bu havaya bürünürken tam tersi durum cesaret, güven, hoşgörü kavramlarında da söz konusu oluyor. Bu yüzden başta ebeveynler olmak üzere hepimiz sevgi ve umut dolu konuşmalı ve hayatımızı bu çerçevede sürdürmeliyiz.

Biz, her alanda kahramanları olan bir milletiz. Çocuklara ve gençlere bu kahramanları anlatarak onların da birer kahraman olmalarını sağlayabiliriz. Bu anlatımlarda kullanılacak kelimeler önemlidir. Mesela bir Fatih Sultan Mehmet anlatılırken sadece savaşlar, fetihlerden bahsedilirse çocukta öldürme, kırma, dökme duyguları ön plana çıkabilir. Bunlarla birlikte Fatih’in kurduğu üniversite, adalet anlayışı, büyüklerine saygısı da vurgulanmalıdır ki gerçek kahramanın nasıl olması gerektiği tam anlaşılabilsin.

Güncel bir konu olması itibariyle Corona virüsüne dair haberleri dinleyen çocuklar bundan olumsuz etkilenir. Bilinçaltına yerleşecek korku tohumları, çocukların kilitlenip içine kapanık bir duruma gelmesine sebep olabilir. Çocuklarının böyle olmasını istemeyen ebeveynler seyrettikleri televizyon programı veya haberleri mercek altına almalı, bu konuya hassasiyet göstermelidir.

Cesur olmak sünnettir ve sevaptır. Yapılan bir araştırmaya göre dünya tarihinin en cesur insanı Peygamberimiz Efendimiz’dir (sav). Tek başına çıktığı yolda, düşmanlarından hiç korkmamış, 23 yıl mücadele ederek yepyeni bir sosyal toplum kurmuştur. Hep cesur olmuş, çevresine ümit aşılamış, asla korku ve kaygı taşımamıştır. Çocuklarımıza, Peygamberimiz’in hayatını okutmak ve anlatmak suretiyle onları geleceğe başarılı bir şekilde hazırlayabiliriz.

Uzm.Psikolog Eren Ekrem Aydın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir