Warning: Use of undefined constant REQUEST_URI - assumed 'REQUEST_URI' (this will throw an Error in a future version of PHP) in /home/customer/www/onlinehizmet.org/public_html/wp-content/themes/betheme/functions.php on line 73
Fethullah Gülen Hocaefendi’den Coronavirüs salgını karşısındaki tavrımız hakkında uyarılar - Online Hizmet

Fethullah Gülen Hocaefendi’den Coronavirüs salgını karşısındaki tavrımız hakkında uyarılar

Corona döneminde haklarımız ve yeni hukuki düzenlemele – Avukat Coşkun Yorulmaz
Mart 23, 2020
Başbakanımızın Ulusa Sesleniş Konuşması ve Britanya Hizmetinin duruşu
Mart 24, 2020
Paylaş

Muhterem Fethullah Gülen Hocaefendi son birkaç sohbetinde küresel coronavirüs salgını karşısında Hizmet insanına düşen vazifeleri işliyor. Bu sohbetlerinden derlediğimiz kısa notları istifadenize sunuyoruz: 

  • Arkadaşlarımız bulunduğu ülke ve beldelerde uzmanların salgınla ilgili almış olduğu kararlara harfiyen uymalılar. Salgının şiddetine, coğrafi şartlara ve nüfus yapısına göre farklı tedbirlere başvurulabiliyor; bu açıdan mahalli idarecilerin ve uzmanların tavsiye ve kararlarına uymak hayati önem taşıyor.
  • Genel manada, toplu yerlerden uzak kalmak lazım. Ferdî ve içtimaî hayat yönünden farz diyebileceğimiz zarurî bir iş olmazsa dışarıda dolaşılmamalı.

Muhterem Hocamızın konuyla ilgili açıklamalarının bir kısmını direk kendisinden buradan izleyebilirsiniz: 

  • Bu konularda hassas davranılırken, yardımımıza muhtaç insanlar da bütün bütün kendi hallerine terk edilmemeli. “Teâvün” düsturunun aksamaması için herhangi bir faaliyet zaruri ise bu, mümkün olan en az sayıda, belki iki üç insanla, uzmanların ifade ettiği şekilde ve mesafeler korunarak, sağlık otoritelerinin tavsiyelerine uyularak yapılmalı.
  • Cenâb-ı Hak’tan çok uzak düştük; O bize yakınlardan yakın fakat biz kendi uzaklığımızın mahkûmu ve mağduru olduk. Allah Teâlâ, 
  •  “And olsun insanı biz yarattık. Nefsinin ona neler fısıldadığını biliriz. Biz ona şah damarından daha yakınız.” (Kâf, 50/16)
  • Evet, O bize hep yakın ama biz O’ndan uzak düştük. Biz kendimize bakmalıyız, muhasebemizi bu çerçevede yapmalıyız.
  • Doğru; hadiselerin de bir dili vardır. Böyle geniş çaplı bir musibet ve felaketin geniş dairede işlenen cinayetlerden olduğu akla gelse de, bu dili okurken, biz üzerimize düşen vazifelerin hakkını veremediğimizi düşünerek kendimizi sorgulamalıyız; bu şekilde bir muhasebe ile daha müstakim olabiliriz.
  • Başa gelen musibetler ile günahlar arasında mutlaka bir irtibat vardır. 
  • “Şüphesiz Allah, hiç kimseye zulmetmez; fakat insanlar, kendilerine zulmederler.” (Yûnus, 10/44) Fakat biz başkalarının hata ve kusurlarıyla uğraşma yerine kendi günahlarımızla yüzleşmeliyiz. Mesela, marufa teşvik, iyilikleri temsil ve güzellikleri yayma gibi vazifeler ümit vaad edici bir şekilde yapılamamış olabilir. Çünkü insanlığın salâhını düşünen, bunu hayatının gayesi bilip onun için yaşayan halis bir zümrenin gelecek vaat etmesi semavî ve arzî belâlara paratoner olması açısından önemlidir.
  • Cenâb-ı Hak, 
  • “Sen, onların içlerinde olduğun sürece, Allah onları helâk etmeyecektir. Onlar istiğfar ettikleri sürece de Allah onları helâk etmeyecektir.” (Enfâl, 8/33) buyuruyor.
  • Daha önce toplu dua yapıyorduk ama şimdilerde toplanılamıyor. Fakat herkes bulunduğu yerde farklı duaları seslendirebilir. Mesela; “Ey ihtiyaç ve hâcetleri gideren Rabbimiz, bizim bütün ihtiyaçlarımızı gider; ey belâları def’ u ref’ eden Sultanımız, başımıza gelmesi muhtemel bütün belâları def’ eyle!” deyip  “Veba ve Korona Virüsü Salgını” da buna ekleyebilir. Peygamber Efendimiz’den nakledilen pek çok dua var; bunlar sürekli okunabilir. Hatta bazı duaları bir arkadaşımıza okutup kayda alsanız; her mekânda dinlense ve bir hatırlatıcı gibi olsa, evlerde her an o mübarek yakarışlarla Allah’a teveccüh edilse.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir