Korona Günlerinde Af – Kerim Balcı

Doktor ve hemşire arkadaşlarımıza duyuru
Mart 21, 2020
Corona Günlerinde Çocuğunuzla Sinema Keyfi
Mart 21, 2020
Paylaş

Koronavirüs salgınının kalıcı etkileri olacağı ortada… Salgına yakalanıp da iyileşenlerde bıraktığı söylenen kalıcı etkilerden bahsetmiyorum. Küresel düzende, ekonomide, uluslararası ilişkilerde, insan hakları konusundaki konsensüste kalıcı veya telafisi uzun sürecek etkiler bırakacak COVID-19. 

Acaba insan fıtratında da kalıcı etkiler bırakabilir mi? 

Mesela birkaç mikron büyüklüğündeki bir virüsün karşısında aciz kaldığımız gerçeği insanoğluna emelleriyle iktidarı arasındaki uçurumu hatırlatır mı? Mesela sokağa çıkamaz hale geldiğimiz şu günlerde, daha önce sokağa çıkamaz hale getirdiklerimizi düşünür ve zulmümüzün azameti karşısında irkilir miyiz? Mesela tuvalet kağıdına muhtaç hale gelen zenginlerimiz, 2 milyar insanın hiçbir zaman bir tuvaletinin olmadığını hatırlayıp arayışlarından utanırlar mı? Acaba, tam da iletişimin, diyalogun, empatinin en zor olduğu şu zamanda insanlık, öteki olmadan yaşayamayacağını anlar mı? Acaba, ekmek almak için markete gitmekten korkmaya başladığımız şu günlerde, 1992 yılında bir ekmek kuyruğundayken havan topu saldırısında ölen 16 Boşnak şehidini hatırlayıp ah eder mi insanlık? Acaba, nefessiz kalıp ölenlerimizi gördükçe, 1988’de Halepçe Katliamında sinir gazlarıyla telef edilen binlerce canı yad eder mi? 

Acaba güç, iktidar, refah ve kontrol zannıyla birbiriyle her gün görüşürken bile birbirinin derdine bigane kalabilmiş insanlık, zaaf, zaruret, fakr ve kaos döneminde evlerinde izole edilmişken bile birbirinin derdiyle hemdem olabilir mi? 

Konuşmanın en zor olduğu zamanda öğrenebilir miyiz konuşmayı? 

Korona günlerinde ilmek ilmek çözülürken bugüne kadar medeniyetimizi üzerine inşa ettiğimiz herşey, dirilir mi Anka Kuşu kendi külünden? 

İnsan olarak kalabilecek miyiz, insandan, insanla gelenden bu kadar korktuğumuz bir dönemde?

Buna sen karar vereceksin!

Sadece seninle olmaz elbet, ama sensiz asla olmaz. 

Sen, geleceğin tehlikedeyken, geçmişin kavgalarıyla uğraşmaya devam edersen eğer, olmaz elbet. 

Olmaz, eğer sen, yolunda gitmeyen herşey için kendi sineni dövecekken, musibete illet arayışına girmişsen.

Olmaz, eğer, her ayeti sana iniyormuş gibi dinlemesi, inlemesi ve harekete geçmesi gereken sen, eğer, şu kevnî ayeti hep başkalara inmiş, hep başkalar hakkında bir ayet olarak okursan… 

Okursan… Korona sana, “affet ve affettiğini unut ve unuttuğunu da unut” diyor… Ve her güzellik gibi, bunda da önce yakınından başla… Önce Hizmet arkadaşlarını, ağabeylerini, ablalarını affet… Ve unut sonra affettiğini, koşuştururken aklına, ayağına takılmasın geçmişin… 

Ortada kalmış herhangi bir iş için herkesten evvel “ben varım” diye haykıracakken, diline takılmasın geçmiş tecrübelerin…

Kerim Balcı

Kerim Balcı
Journalist & Human Rights Activist

Comments are closed.